Antalya gezimizden kısa kısa notlar ve bolca resimlerle geldiim..
Çok fazla bir şeyler yazmadan direk resimlerle başbaşa bırakıyorum sizi. Daha sonra ara ara resimleri yayınlamaya devam edeceğim...
Buyrun beraber antalyayı gezelim...
Antalya kalesi etrafı şu an pansiyon olarak kullanılan evlerle çevrili. Limandan merdivenlerle yuları çıkıp kaleiçine geçiyoruz. Kaleiçi çok şık bir yer sağlı sollu 2-3 katlı pansiyonlarla çevrili lokanta- bar çay bahçesi gibi yerlerle dolu çok güzel bir yer. Yazın bambaşka güzeldir kaleiçi tahmin edebiliyorum.

Kapalı yolda bulunan Antalya saat kulesi
Antalya yat limanı insanı dinlendiren huzur veren bir görüntüsü var
Falez otelin hemen yanında bulunan ve adı falez park olarak bilinen park ve ördekler çocuklar abartısız 15 dakika onları izledi..
Küçük kızım eliyle "ödek geeel ödeeek gel " diye bağırıp durdu. Ablasıda "hiç ördek senin dediğini anlarmı boşuna bağırma ceyda "deyip durdu ..
Konyaaltı plajındaki lunaparktayız. Bizim kızlar (bende dahil :))) tramboleye çıktık.. Çıktıııık diyorum çünkü inme kısmını zor gerçekleştirebildik... Kızları indirebilene aşkolsun inmem de inmeeem kıyametler koptu indirene kadar. " hadin kızlar gidiyoruz artık inin" dedikçe "hayıııır " çığlıkları uçuştu havada.. Vee tabiki sonuçta inmek zorunda kaldılar...
Hem korku hemde neşe içinde zıplayıp durdular.. Uçtukça uçası geliyor insanın valla . Çocuklar inmemekte haklı...
Tramboleden inen hatunlar gözlerini trene diktiler.. Hadi bir kaç turda trenle gezdikten sonra evin yolunu tuttuk...

Kapalı yoldaki parktayız. Çocuklar yol boyu yapılmış heykellerle poz vermekle meşgul. " anne burdada resim çek burdaadaa , bide şöyle çek deyip hem kendileri hemde beni maskara ettiler ..
Yukarıda hazal ve kardeşimin kızı ırmak.. "Halaaa banada çekeymisiiin" Çekmezmi halan kurban olsun sana...